12 Nisan 2015 Pazar

Bilgisayar Nedir?

Aritmetik ve mantıksal ve işlemleri yapabilen ve yaptığı işlemlerin sonucunu saklayabilen ve istenildiğinde 

geri getiren, çeşitli aritmetik ve mantıksal işlemler yapabilen elektronik bir cihazdır. 


HaberBilgisayar; kullanıcıdan aldığı verilerle aritmetik ve mantıksal ve işlemleri yapabilen ve yaptığı işlemlerin
sonucunu saklayabilen ve istenildiğinde geri getiren, elektronik bir cihazdır.
Bilgisayarın elektronik kısmına donanım (hardware), program kısmına ise yazılım (software) denir.
Bilgisayarın Çalışma Yapısı 4 Ana Başlık Altında Toplanabilir

1. Bilginin Girişi :
Bilgisayara dış ortamdan veri girilmesini sağlayan birimlerdir. (Giriş birimleri: Klavye, mouse, kamera, scanner,
fax-modem vb.)
2. Bilginin Saklanması: Bilgilerin kalıcı ya da geçici olarak saklandığı ortamlardır. Üzerine kaydedilen bilgileri kalıcı
 olarak saklayan bellek Sabit Disk (Harddisk) tir. Disket, CD, Data kartuşları depolama birimine örnek olarak gösterilebilir.
 Ram, Rastgele erişilebilir bellektir. Bu belleğe kalıcı olmayan bellek de denir. Elektrik kesildiğinde ya da bilgisayar
kapatıldığında ram bellekteki veriler silinir. Giriş biriminden girilen veriler önce Ram belleğe gelir. Daha sonra CPU
 verileri ihtiyaç duydukça buradan alarak işler. CPU içinde işlenen veriler yine Ram Belleğe gider. Daha sonra Ram
bellekten Çıkış Birimine aktarılır. (Hafıza: Harddisk, disket, cd-rom vb.)
3. Bilginin İşlenmesi: Merkezi İşlem Birimi (CPU): Bilgisayarın beynidir. Bilgisayar içindeki bütün işlemler CPU’da yapılır.
Yani giriş biriminden girilen veriler CPU içinde işlenir ve Çıkış birimine aktarılır. (Beyin: Merkezi işlem birimi-Central
Processing Unit-CPU)

4. Bilginin Çıkışı: Bilgisayar ortamında işlenen verilerin dış ortama aktarılmasını sağlayan birimlerdir. (Çıkış birimleri: Monitör/ekran, Printer/yazıcı, plotter/çizici, modem)
Bilgisayarın Ana Donanım Birimleri-
- Anakart,
- İşlemci (CPU),
- RAM,
- Harddisk(Sabitdisk),
- Ekran Kartı,
Bilgisayarın Çevre Birimleri:
- Fare(Mouse),
- Klavye,
- Monitör,
- CD-ROM,
- Modem,
- Yazıcı (Printer),
- Scanner(Tarayıcı),
- Güç Kaynağı(Power Suply),
Bilgisayarların Kullanım Alanları Nelerdir ?
Kişisel Amaçlı Kullanım
Haberleşmede Bilgisayarların Kullanımı
Araştırma ve Mühendislik Alanlarında Bilgisayar Kullanımı
Bilgisayarların Eğitim’de Kullanımı
Eğlence Amaçlı Bilgisayar Kullanımı
Başlıkları altında toplayabiliriz.
İlk Bilgisayar
İnsanoğlu M.Ö. 3000 yıllarında pahalı alişverişin başlamasıyla sayma işlemine ihtiyaç duydu. M.Ö. 2600 yılında ise
 bu işlemlerde kullanılmak üzere abaküs adı verilen hesaplayıcılar bulundu., Abaküs bilgisayarın (computer) atası sayılır.
Daha sonra bu alanda yapılmış çok sayıda mekanik aygıt bilgisayarın bugünkü haline gelmesine neden olmuştur.

1937 yılında IBM adına çalışma yapan Harward üniversitesi hocalarından Howard Aiken ve Browne’un geliştirdiği
 Mark1 ilk defa olarak insan müdahalesi olmaksızın çalışan sayısal otomatik bilgisayar olma ünvanını elde etti.
Mark1 adlı bu makine delikli kağıt şeritle çalışan dört işlemi yapabilen verilen değerleri karşılaştırabilen depoladığı
 bilgileri kullanabilen bir makineydi.
1945 yılında tamamen elektron lambalarından oluşan ENİAC adlı ilk elektronik bilgisayar Pennsy Ivania üniversitesi
 araştırmacıları yaptılar. ENIAC, 30 ton ağarlığında, 20,000 vakum tüpünden oluşan dev bir makineydi.

1945-59 yılları arasında geliştirilen bilgisayar, transistorlu elektrik lambalı bilgisayarlardır (1. kuşak).

1959-64 yılları arasında geliştirilen bilgisayar, transistorlu bilgisayarlardır (2. kuşak).

3. Kuşak bilgisayarlar ise, 1964-70 yılları arasında entegre devreli bilgisayarlardır.
ENIAC dahil bütün bilgisayar aygıtlarının amacı verileri işlemekti. Veri işlemek (data processing): verileri (input)
 almak ve üzerinde değişik işlemleri yapmak. Ardından da çıktı (output) olarak ekranda ya da kağıt üzerinde
sonucu vermekti. 
Türkiyede Kullanılan İlk Bilgisayar Nedir?
Türkiye 'de bilgisayar kullanımı, Karayolları Genel Müdürlüğünde, 1960 yılında hizmete giren ve yaklaşık
12 yıl kullanılan IBM-650 Data Processing Machine" ile başlamıştır. Tarihi sistemin ilginç bazı özellikleri :
·         Birinci nesil, lambalı olması,
·         Her biri 10 karakter ve 1 işaretten oluşan 2000 sözcüklük Tambur bellek bulunması,
·         Dakikada 78000 toplama-çıkartma, 5000 çarpma ve 138.000 mantıksal karar verebilme özelliği,
·         Delikli kart ile bilgi girişi yapılması,
·         Özel kablolarla bağlanan kontrol paneller ile delikli kart irtibatı,
·         Okuma 200, Delme / Yazma 100 kart / Satır dakika hızında olması
·         Assembler ve Fortran 'ın özel programlama dilleri kullanımı (SOAP-FORTRANSIT)

11 Nisan 2015 Cumartesi

Siber Saldırı Nedir?

Günümüzde yaygınlaşan internet kullanımıyla birlikte siber saldırı, bir diğer deyişle sanal saldırı olayları da artmaktadır. Cep telefonu, sosyal medya ve iletişim ortamları, web siteleri, online oyunlar, elektronik posta aracılığıyla bir kişi veya bir grup tarafından başka bir bireyi karalayıcı, küçük düşürücü yayın ve duyurular yapılarak kişilik haklarına saldırılması siber(sanal)saldırıdır.
Siber saldırı normal hayattaki zorbalığın sanal ortama taşınmış halidir. Bilinçli bir şekilde uygulanan bu saldırıda kişi; taciz, tehdit ve şantaj gibi durumlarla karşı karşıyadır. Siber saldırı iki şekilde olur. İlkinde kişilerin şifreleri ele geçirilir, web sitelerine yönelik saldırılar düzenlenir, virüs taşıyan mesajlar ve spam mesajlar yollanarak elektronik saldırı uygulanır.İ kincisi daha tehlikeli bir saldırıdır. Burada tamamen kişiyi aşağılamak, küçük düşürmek, onu zor durumda bırakmak için psikolojik bir saldırı uygulanır.
Siber saldırılara daha çok çocuklar ve gençler maruz kalmaktalar çünkü onlar sanal ortamda daha çok bulunuyor ve yetişkinler kadar tedbirli davranamıyorlar. Siber saldırıya maruz kalan çocuklar ve gençler kendilerine ya da ailelerine zarar verileceği yönünde tehdit aldıkları için korkup, bu durumu ailelerine söyleyemiyorlar. Bu durum onlarda ciddi psikolojik sorunlara yol açıyor. Yaşadıkları bu sorunlardan dolayı intihar eden bir çok kişi vardır. Çocukların ve gençlerin bu tür sanal saldırılara hedef olmasındaki en büyük etken onların gelişim sürecinde olmalarından dolayı, her türlü etkilenmeye açık olmalarıdır. Onlarda yaygın olan öğrenme ve merak duygusu gerçek hayatta da sanal ortamda da kötü niyetli kişiler için bulunmaz bir fırsattır.
Çocuğumuz veya bir yakınımız sanal saldırıya maruz kalıp bunu bize söyleyemiyor olabilir. Fakat bizler onların değişen bazı hal ve hareketlerinden maruz kaldıkları bu saldırıyı anlayabiliriz. Örneğin; interneti çok sık kullanırken artık internet kullanmaktan kaçınıyorsa veya internet kullanımında dikkat çekecek bir artış olduysa, internet kullanırken ne yaptığının görülmesini istemiyor ve bunu sizin görmemeniz için özel çaba sarf ediyorsa, gereksiz sinir, panik ve korku hali varsa, sizinle konuşmaktan kaçınıyor, sorduğunuz sorulara kaçamak cevaplar veriyorsa dikkatli olun. Bu tür durumlarda kayıtsız kalmayın, bir süre kendi haline bırakayım o bana açılır diye düşünmeyin. Siz böyle düşünürken onun maruz kaldığı psikolojik baskı artık başa çıkamayacağı bir hal alabilir. Şüphelendiğiniz durumlarda kişiyle iletişime geçmeye çalışın, ona yalnız olmadığını hissettirin. Eğer iletişime geçemiyorsanız mutlaka bir yolunu bulup onu psikoloğa götürün.
Dünya üzerinde siber saldırıyı meslek edinmiş kişi ya da örgütler de bulunmaktadır. Bu örgütlerin gerçekleştirdiği siber savaşların boyutları oldukça büyük olmakla beraber bir iki kişiye yönelik değil genelde bir toplum ya da ülkeye yönelik olmaktadır. Ülkemize yönelik de ara ara siber saldırılar olup internet bağlantısı ya da hızlarında düşmeler yaşanmaktadır.